Sean Connery ve “Shalako”

James Bond, kötülerin amansız düşmanı, iyilerin eşi bulunmaz dostudur. Daima insanlığın geleceğini tehlikeye düşüren korkunç casus şebekeleriyle tek başına mücadele eder ve tabiî mahareti, bilgisi sayesinde de daima mücadeleyi kazanır… James Bond’dan kötüler korkar. Onu yakalatmak için peşine amansız katiller sevk edilir, onu öldürmek için en korkunç silahlar hazırlanır… Fakat zafer, sonunda mutlaka James Bond’undur. Bugün James Bond’un filmlerini seyretmemiş olanlar varsa bile ismini duymamış olan her halde yoktur…





Peki ya Shalako? Onun adını bilenlerin sayısı şimdilik pek az... Bir bakıma Shalako ile James Bond tıpatıp birbirine benziyor. James Bond gibi Shalako da kötülerin düşmanı, yalnız onun düşmanlarına karşı kullandığı silahlar değişik. Yaşadığı çevre ise James Bond'un çevresine hiç benzemiyor... James Bond, şık giyinir, onun ceketleri, pardesüleri, kullandığı çantalar daima günün modasına öncülük eder. Fakat Shalako'nun kıyafeti bildiğimiz klasik kovboy kıyafetleridir... Uzamış sakalı, ütüsüz gömleği, çamurlu çizmeleriyle Shalako'nun erkek modasına tesir etmesine şimdilik imkan yok... Fakat bütün bunlara rağmen sinemada Shalako'nun James Bond'u unutturması pekala mümkün...





Sinemada James Bond filmleriyle şöhret yapan Sean Connery bu defa da seyircinin karşısına Shalako adiyle çıkmaya hazırlanıyor... Güney İspanya'nın, Batı Amerika'yı andıran düzlüklerinde çevrilmesine başlanan kovboy filminde bir zamanların şık, James Bond'u at koşturuyor, yumruğuyla, belinden hiç eksik etmediği tabancasıyla düşmanlarına meydan okuyor... James Bond, iyilerin koruyucusudur. Shalako ise sadece bir tek kişinin, Fransız Kontesi Irina Lazaar'ın koruyucusu... Amansız kovboy kendisine emanet edilen bu güzel ve kibar kadını Amerika'nın vahşi kızılderililerinden, amansız haydutlarından korumak için de her çareye baş vuruyor.

Sean Connery'nin korumakla görevlendirildiği Kontes'i beyazperdede yeni tip meydana çıkaracak «Shalako» filminde sinemanın en çok soyunan yıldızı Brigitte Bardot canlandırıyor...





Sean Connery ile Brigitte Bardot'nun film çevireceği haberi yayıldığı zaman birçokları «Ateşle barut bir araya gelmemeli,» diyerek rejisör Edward Dmytryk'in bu rol dağıtımını tenkit etmişlerdi... Bir bakıma böyle düşünenlere hak vermemek elde değil. Sinemanın en kaprisli kadını Brigitte Bardot'nun Sean Connery ile film çevirmeye başlamadan kavgaya tutuşacağı, kendini ondan üstün görmeye kalkışıp aktörü kızdıracağı muhakkaktı. Connery soyadını taşıyan ikinci bir şahsın, hem de bu şahıs öz kardeşi olduğu halde, film çevirmesini izzetinefis meselesi yapan Sean Connery'nin, Brigitte Bardot ile geçinmesine imkan ve ihtimal yoktu.





Tahminlerin aksine Brigitte Bardot, sinemanın yakışıklı James Bond'undan pek hoşlanmış, onun yanında yırtıcı kedi hüviyetinden sıyrılıp uysal bir yıldızcık olmuştu... Sean Connery de Brigitte'in yanında hiç umulmayan derecede yumuşak davranıyor, genç kadının çeşitli isteklerine hemen boyun eğiveriyordu... Bu iki şımarık şöhret bir araya gelince sanki bir mucize olmuş, ikisi de karakter değiştirip bambaşka insanlar oluvermişti. Brigitte Bardot, Sean Connery ile bir iki saat İçinde sıkı fıkı dost olunca bu defa gocunma sırası Brigitte'in Alman asıllı kocası Gunther Sachs'a gelmiş, başlangıçta karısını bu filmi çevirmeye ikna etmek için bir hayli uğraştığı halde, bu defa da fikir değiştirip filmin çekimini önlemek istemişti...





Fakat Brigitte Bardot, filmin hem hikayesini çok beğenmiş, hem de Sean Connery ile rol arkadaşlığı yapmak ona pek cazip gelmişti... Brigitte Bardot'nun bu filmde oynamak istemesinin bir başka sebebi de yıllardan beri ilk defa bir hanımefendi kılığında seyircinin karşısına çıkmak imkanını bulmuş olmasıydı. Brigitte Bardot'yu Fransız rejisörleri hep yarı çıplak, çarşaflara sarınmış, ya da pejmürde kıyafetlerle seyircinin karşısına çıkarıyorlardı... Bu kıyafetlerin genç yıldıza yakışmadığı pek söylenemezdi ama, yıllarca aynı şeyleri tekrarlamaktan Brigitte Bardot artık bıkmış, usanmıştı. Bu filmde ise on dokuzuncu yüzyılın sonlarında yaşamış bir Fransız kontesini canlandırması, Brigitte için bulunmaz bir nimetti... Son derece şık ve kapalı kıyafetlerle ve üstelik ağır başlı bir Kontes olarak seyircinin karşısına çıkmak her halde çok hoş olacaktı!...



Güney İspanya'da, Almeria'da çekimine başlanan filmin kostümlerini bizzat Brigitte Bardot'nun seçmiş olması da bu filme ayrı bir değer kazandırmaktadır... Filmin çekimine gerçi daha yeni başlandı ama iki şöhretli yıldızın çalışmalar sona erinceye kadar aralarındaki dostluk havasını bozmayacaklarına muhakkak nazarıyla bakılıyor...



Shalako rolünü pek benimsemiş görünen Sean Connery, bu film başarı sağladığı takdirde Shalako'nun başka maceralarını da çevirmek için teşebbüse geçecek... Sinemada bir artistin bir tek tipi canlandırmasının doğru olmadığını her fırsatta tekrarladığı halde, tükürdüğünü yalamak kabilinden bu defa da seyircinin karşısına hep Shalako olarak çıkmayı tasarlıyor. Tabii Sean Connery'nin bu kararı vermesindeki en büyük sebep, James Bond filmlerinin artık eskisi gibi rağbette olmamasıdır. Ve Sean' in de James Bond'dan elde ettiği ününü devam ettirebilmek için mutlaka bir şeyler yapması gerekmektedir.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1968 TARİHLİ 6. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.