Mete Uğur’un Nikah Heyecanı




Ne olduysa, Mete Uğur’un misafir bariton olarak Ankara Operasına gitmesiyle oldu. Ankara’da «Rigoletto,» «Carmen» ve «Şen Dul» da misafir olarak oynayacak olan İstanbul Operasının bu uzun boylu, yakışıklı, sarışın delikanlısı, Büyük Tiyatronun kulisinde balenin en güzel kızlarından Suna Bayer’i gördü ve birdenbire içinde tuhaf bir his duydu. Mete, kalbinde tatlı bir çarpıntı hissetmiş, içini hoş bir his kaplamıştı. Daha o ilk karşılaşmada Mete, ileride bu genç kızın hayatında önemli bir yeri olacağını anlamıştı.






Sonra aradan günler geçti. Günler ayları kovaladı. Mete ile Suna Ankara’da her tarafta beraber görülmeye başladılar. Bir tiyatro galasına gidenler onlarla karşılaşıyor, bir gece kulübüne adımlarım atanlar onların yanak yanağa yaptıkları dansları zevkle seyrediyordu, yakınları bu beraberliğin, ileride evliliğe kadar gidebileceğini söylüyorlardı. Gerçekten de Mete ile Suna iyi bir çift olurlardı.






Mete Uğur’un misafir olarak gittiği Devlet Operası kadrosuna tamamen girmesi bu düşünceyi doğuruyordu. Evlenip birlikte Ankara’ da oturacakları için Mete de Ankaralı oluyordu işte! Sonunda mutlu haber bir anda tiyatro ve opera çevrelerinde duyuldu. Nihayet geçen hafta haberini verdiğimiz gibi Beyoğlu Evlenme Dairesinde İstanbul ve Ankara’nın en şık, en zarif insanlarını toplayan bir törenle sanatkar sevgililer evlendiler. Evlenme memurunun «Suna Bayer’i zevceliğe kabul ediyor musunuz?» sorusuna karşı ««Evet» demeyip «Tabii» cevabını vermesi herkesin dilinde. Genç sanatçıları tanıyanlar, Mete Uğur’un «Evet» yerine söylediği «Tabii» sini birbirlerine anlatıp gülüyorlar.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1967 TARİHLİ 34. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.