Broadway’in “Mata-Hari” Marisa Mell




Sabahın altısında yola koyulup dans stüdyosuna gitmek şart. Öğleye kadar burada kan, ter içinde egzersiz yaptıktan sonra bir bardak süt ve bir küçük sandviç atıştırdıktan sonra yıldırım gibi terzinin atölyesine gitmek zorunda. Akşam karanlığı basıncaya kadar da ayakta durup prova yaptırmaya mecbur. Provadan çıktıktan sonra ise istediği yere gidip istediği şekilde eğlenebilir, ama eğer eğlenecek hali kalmışsa.

Viyanalı genç aktris Marisa Mell, Broadway’de Mata Hari’nin maceralarından ilham alınarak hazırlanan müzikalde casus Mata Hari’yi canlandıracak, ama bu çalışma temposuyla galadan önce yatağa düşmezse tabii…





Genç kadın çalışma programını okuduğu zaman: «Bu kadar yorgunluktan sonra bana yatağa yatıp uyumaktan başka yapacak bir iş kalmıyor ki» diye söylenmekten kendini alamadı. Hatta bir ara bu yüzden bu rolü kabul etmemeyi düşündü bile. Ancak Marisa'nın menajeri, «Bir zamanlar sizi Sophia Loren'e rakip görmüşlerdi. Bu defa da Greta Garbo'yu meşhur eden role sizi layık görmeleri önemli bir başarıdır. Karşınıza çıkan bu fırsatı tepmeseniz iyi olur,» deyince genç yıldız da Broadway'de sahneye çıkmayı kabul etti.

Viyanalı yeşil gözlü yıldız, «Avrupa'da herkes Hollywood'a gitmek için can atıyor,» diyor ve sonra ilave ediyor: «Bence kabiliyetli bir artistin şöhrete ulaşması için ille de Hollywood'a gelmesi şart değil. Eğer Amerikalı filmciler ısrar etmeselerdi ben Hollywood'a gitmeyi düşünmezdim.»





Rejisör Vincente Minnelli'nin ısrarı üzerine müzikal bir oyun olan Mata Hari'de başrolü oynamayı kabul eden Marisa, «Broadway beni eskiden beri korkutur,» demektedir. «Çünkü burası Hollywood'la mukayese edilemeyecek kadar önemli bir yer. Tabii benim için... Şayet piyes tutunursa, önümüzdeki kışı Broadway'de geçirmeyi düşünüyorum. Ondan sonra da alacağım tekliflere göre bir karar vereceğim... Ya sinemaya veda edeceğim, ya da tiyatroya...»

Müzikal oyun prodüktörlerinden David Merrick'in hazırladığı Mata Hari, piyesini müzikal filmler ustası Vincente Minnelli yönetmekte. Kostümleri ise Oscar kazanmış desinatör İrene Sharaf hazırlamakta.





Marisa Mell'in şimdilik tek sıkıntısı dans dersleri. Genç yıldız, çocukluğunda bale öğrenimi yapmış, yani baleye yabancı değil. Fakat Mata Hari'nin o kıvrak danslarını yapabilmek için bu dans dersleri kafi gelmemiş. Bu yüzden de durmadan dans dersi alıyor. Baz günler öylesine bunalıyor ki, her şeyi bırakıp dans stüdyosundan çıkıp gitmemek için kendini zor tutuyor. Hele arada bir Greta Garbo'nun oynadığı «Mata Hari» filmini seyretmek zorunda kalınca yıldızın kendi tabiriyle «cinleri başına üşüşüyor.» Bira Marisa'nın ifadesine göre, Greta Garbo'nun o filmdeki dansları, günümüzün ölçülerine göre pek iptidai kalmaktadır. Marisa: «Greta Garbo'nun oyuncu olarak sanatına hayranım. Fakat dans sahnelerinin hiç de başarılı olamadığını kabul etmek gerekiyor. Zaten rejisör Vincente Minnelli de bana Greta'nın oyununu taklit etmeyip kendine göre bir stil bulmamı söyledi.»



Viyanalı genç yıldız, Sophia Loren'den sonra sinemanın bir numaralı kadını Greta Garbo'nun da yerini almaya hazırlanıyor. Marisa Mell, sinema seyircilerine Greta Garbo'yu unutturabilir mi, unutturamaz mı? Bu, ancak Broadway'deki temsiller başladıktan sonra meydana çıkacak. Yalnız bu arada muhakkak olan bir şey varsa o da Marisa Mell'in gerek kabiliyeti ve gerekse güzelliğiyle Amerikalı tiyatro ve sinema münekkitlerini kendine hayran bıraktığıdır. Broadway'de bir temsilde rol alabilmek için yıllarca uğraşıp didindiği halde gene de isteğine kavuşamayan bir sürü Amerikalı yıldız varken, dünün yıldızı Marisa Mell'in Mata Hari gibi önemli bir piyeste başrole seçilmesi, pek de küçümsenecek bir olay değil... Şimdi bütün iş, Marisa'nın başarılı bir Mata Hari olmasında... Şayet bunu yapabilirse, yıldıza Amerikan sinemasındaki gibi, tiyatrosunda da bütün kapılar açılacak.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1967 TARİHLİ 47. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.