Tiyatrodan Haberler



Söyle Kimsin?

• Yazan: Keith Waterhouse - Willis Hall • Çeviren: Aygen Törüner - Vicdan Akay • Sahneye koyan: Yılmaz Gruda • Dekor - kostüm: Savaş İncer • Oynayanlar: Ümran Uzman, Esin Avşar, Mediha Köroğlu, Yılmaz Gruda.

Ankara Büyük Meydan Sahnesi'nde oynayan Keith Waterhouse - Willis Hall'in «Söyle Kimsin?» oyunu, tipik bir bulvar komedisi. Bu oyunda, karı-koca, dost-nefret ilişkilerinin sosyal ve psikolojik sebepleri, seyircileri hayli güldürüyor ve neşeli saatler geçirmelerini sağlıyor.



Söyle Kimsin de David Lord (Ümran Uzman) bir seyahat acentesinin sahibi olmakla beraber bu işinde pek başarı kazanamamış bir insandır. Karısı Sarah (Esin Avşar) ile beraber South Kensington'da otururlar. Her cuma gecesi Sarah dairesini bekar arkadaşı Valerie'ye (Mediha Köroğlu) kiralar. Böylece Valerie evli aşığı Stuart (Yılmaz Gruda) ile burada buluşur ve tatlı birkaç saat geçirir. Fakat David'in bu durumdan haberi yoktur ve Valerie de Stuart'a kendisini David'in karısı olarak tanıtmıştır.

Bir cuma gecesi David normal zamandan önce eve dönünce kıyametler kopar. Birçok komik olaylar bir çorap söküğü gibi birbirini takip eder.



Taşralı, evli bir sigorta memuru rolünde Yılmaz Gruda, metresine aşık bir insan tipini yaratmaya çalışıyor. Hisli sahnelerde, havaya girebilmek için zaman zaman duraklamaları oyunu kopuk bir hale getiriyor. Diksiyonu ise yaratmak istediği role uymuyor.

«Söyle Kimsin?» de Esin Avşar çok başarılı bir oyun çıkarıyor. İş hayatında çok şeyler yaptığını zanneden, fakat aslında bir şey yapamayan bir koca rolünde Ümran Uzman da hayli başarılı.

Yılmaz Gruda'ın sahne düzeni ve Savaş İncer'in dekoru oyunun yerine ve havasına uyuyor.





HAPŞIRIKLI KRAL

• Mehmet Keskinoğlu'nun 2 bölümlük müzikli çocuk oyunu. • Dekor - Mustafa Erol Sahneye koyan ve koreografı: Deniz Uyguner • Dekor- Kostüm: Aydoğmuş Platin • Oynayanlar: Deniz Uyguner, Çetin Akçan, Selmin Barutçu, Yalçın Boratap, Metin Çekmez, Sirarpi Acemyan, Demiray Erül, Orhan Parlakkaya, Kahraman Acehan, Ferruh Aktaş, Filiz Başar.

«Hapşırıklı Kral» bir çocuk piyesidir. Tepebaşı'nda oynanan «Krallar da ölür» oyunundan sıkılanlara çocukluk çağını çoktan geride bırakmış olsalar bile hararetle tavsiye ederiz! Şehir Tiyatrosu sanki Öteki krallı oyunundan hoşlanmayanlara «Bakın burada başka bir kral daha var diyor... Hapşırıklı Kral: «Bakalım onu sevecek misiniz?» demek ister gibi karşımıza çıkarıveriyor... Bazı çocuk oyunlarını seyrederken insan düşünür: «Bu yalnız bir çocuk oyunu değil... Büyüklere de çok şeyler söylüyor. Pekâlâ büyükler de bu oyunu seyrederler» deriz...



İşte «Hapşırıklı Kral» böyle oyunlardan biri... Yazarının adını ilk defa duyuyoruz. Mehmet Keskinoğlu kimdir tanımıyoruz. Ama, bu tanıdığımız kadarıyla bize çok şeyler söylüyor. Deniz Uyguner «Hapşırıklı Kral»ı tatlı bir masal havası içinde seyircilere sunuyor. Zaman zaman, soytarı rolünde sahneye çıkarak oyunu, oyuncuları bizlere tanıtıyor... Metin Çekmez, Şehir Tiyatrosu genç kuşağının gelecek vaat eden oyuncularından biri. Kral rolünde bunu gösteriyor. Çetin Akçan'ı şimdiye kadar düz rollerde seyretmiştik. Başbakan rolüyle onun ileride iyi bir karakter oyuncusu olabileceğine kanaat getirdik. Selmin Barutçu güzel olduğu kadar tatlı, sevimli bir prenses...





Krallar da Ölür

• Eugene Ionesco'nun 2 bölümlük traji komedisi • Çevirenler: Sermet Sami Uysal - Bülent Gürkut • Sahneye koyan: H. Kemal Gürmen. • Dekor - Kostüm: Turgut Atalay • Oynayanlar: H. Kemal Gürmen, Şükriye Atav, Alev Gürzap, Kayhan Yıldızoğlu, Şehime Erton, Metin Çoban.



Paris’te Sen kıyılarına yakın bir yerde, ufak bir tiyatroda on, ya da on beş yıldan beri birer perdelik iki piyes oynanır, durur. Bütün Paris, Huchette Tiyatrosu'ndaki «Kel Şarkıcı» ve «Ders» oyunlarına bir yer bulabilmek için, tiyatronun bulunduğu sokakta, bilhassa akşam saatlerinde kuyruk olur. Bu oyunların yazan kimdir? Ionesco! Yalnız Paris'in değil, bütün dünyanın oyunlarını kapıştığı Eugene İonesco, 1912 yılında Romen asıllı bir aileden Paris'te dünyaya gelmiş. Bütün tiyatro yazarlarının dümdüz klişeleşmiş oyunlar yazdığı bir sırada o, tiyatroya sürrealizmi koymaya kalkmış, avangart (çok ileri teknikle yazılan piyes) oyunlar yazmaya başlamış... Fakat Ionesco'yu Türkiye'de asıl tanıtan oyunu, Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konan «Rinoceros» oldu. «Gergedan» adıyla dilimize çevrilen oyun, uzun süre afişte kalarak yazarın tarzını ve tiyatrodaki yerini bizlere tanıtmış oldu. Bu defa İstanbul Şehir Tiyatrosu, yazarın son eserini, «Krallar da Ölür» trajikomedisini sahnesine aldı. H. Kemal'in rejisinde tiyatro severlere sunuyor.



H. Kemal Gürmen, ölmek istemeyen Kral Berenger'de gerçekten enteresan bir tip çizmiş. Birinci Kraliçe rolünde Şükriye Atav, rolünün bütün özelliklerini mükemmelen vermesini biliyor. İkinci Kraliçe Alev Gürzap için güzel bir rol olmuş... Şehime Erton, Juliette rolüne bambaşka, yerinde özellikler katmış, Atalay'm dekoru ise tek kelime ile mükemmel... Fakat bütün bu güzellikler, lonesco'yu ve onun çok çok ileri teknikle yazılmış oyunlarını hiç görmeyen tiyatro severler için sıkıcı olabilir. Çünkü «Bin, bin beş yüz yıl yaşayan, ölmek istemeyen bir kralın bu direnişini» konu olarak alan «Krallar da Ölür» memleketimizde çok az bir zümreye hitap eden bir oyundur. Onun için biz, Şehir Tiyatrosu'nun Tepebaşı Bölümü'nde oynayan «Krallar da Ölür» oyununa daha ziyade Ionesco'yu tanıyanların, onun oyunlarından zevk alanların gitmesini tavsiye edeceğiz.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1968 TARİHLİ 2. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.