Güzeller Güzeli Zümrüt

Zümrüt adı önceleri bir garip geldi dinleyicilere, İlk plağında yer alan «Aşk Sönmesin» ve «Bu Benim Şarkım» adlı şarkılarına bakılırsa oldukça iyi şarkıcı idi. Ama, gene de adı bir tuhaftı işte. Yoksa, alelade bir pavyon şarkıcısını takma bir adla tanıtmaya, yutturmaya mı çalışıyorlardı?





Zümrüt 1947 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. 10 yaşındayken piyanonun tuşları ile arkadaştı. İstanbul Konservatuvarında bir yıl şan ve solfej eğitimi gördükten sonra Almanya’ya gitti. Orada Darmstadt Müzik Akademisinde 3,5 yıl öğrenim yaptı. Klasik eğitiminin yanı sıra popüler müzikle ilgilenmeye başladı. Almanya’ da kaldığı süre içinde Köln’deki WDR Televizyonunda çeşitli programlarda şarkı söyledi. O kadar başarı kazandı ki, ünlü Werner Müller orkestrası kendisine teklifte bulundu. Ama, o artık Türkiye'ye, anavatanına dönmek zorundaydı. Çünkü eşi Ahmet Uygurmen de Almanya'da yaptığı stajını tamamlamıştı.





Zümrüt Uygurmen'in ilk plağı ünlü «This Is My Song» un Türkçe adaptasyonu olan «Bu Benim Şarkım»dı. Ve bu plak beklenenden çok daha fazla ilgi görünce bu durum plağı yapan Ezgi Plak'tan çok Zümrüt'ü mutlu etti. Ve hemen ikinci plağı için hazırlıklara girişti. Bir Bach melodisine Türkçe sözler yazmaya karar verdi. Plağın öbür yüzünde yer alacak parça ise gene Bach'tandı, fakat sözsüz bir denemeydi. «Bir Sevenin Şarkısı» (Largo) plağı Türkiye radyolarında çalınmaya başlayınca Zümrüt adı iyiden iyiye yayıldı. Zümrüt, bir yandan yerli müzik alemine kendini kabul ettirirken, öte yandan da ilk başarısının tesadüfi olmadığını ispat ediyordu. Artık plakları birbirini takip edecek, başarıdan başarıya koşacaktı...





Genç şarkıcının özelliklerine gelince... Onun en sevdiği mücevher gene zümrüttür. Çok güler. Yüzünden hiç bir zaman tebessümü eksik olmaz. Aynı zamanda son derece karamsar bir mizaca sahiptir. Hani «Deveyi pire yapmak» lafı sanki onun için söylenmiştir. Zümrüt’ün hayat felsefesi gününü gün etmektir. Eğer şarkıcı olmasaymış çocuk doktoru olmak istermiş. Giyimine son derece düşkündür. Aşk için ise şunları söyler: «Aşk, 'ben'likten çıkıp, 'sen' olmaktır!»



Zümrüt'ün her halde en büyük özelliği boğazına düşkün olmasıdır. Bilhassa hamur işlerine bayılır. Adeta her gün yese bıkmayacak derecede. Fakat bu iştihaya rağmen kilo tutmaz. Yıllardır 56 kilodur. Şöhretli şarkıcı, «Daha altmışıma kadar aynı kiloda kalacağım,» demektedir. «Hatta yetmişime kadar da!»

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1968 TARİHLİ 2. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.