Susuz Yaz Şimdi de Sahnede



Birinci kadın, filmini çevirmiş başarı kazanmıştı. İkinci kadın, tiyatroda oyunu temsil etmek için, olanca gücüyle hazırlanmıştı. Birinci kadının ismi Hülya Koçyiğit’ti. İkinci kadının ismi Tijer Par Eser de Necati Cumalı'nın «Susuz Yaz» ı.

«Susuz Yaz» adı çoğunlukla hepimize bir şeyler hatırlatır. Kimisi «Susuz Yaz» filmi ile Uluslararası Berlin Film Festivali'nde kazanılan birinciliği (Altın Ayı Ödülünü) hatırlar. Kimisi «Susuz Yaz» ın rejisörü Metin Erksan ile baş erkek oyuncusu ve prodüktörü Ulvi Doğan arasında, mali anlaşmazlıklar sebebiyle basında çıkan yazılan... Kimisi de, Anadolu'nun gerçekten susuz geçen, susuz yazlarını hatırlar.





Bütün bunlar bir yana. Şehir Tiyatrosunun Fatih Bölümünde, Kemal Bekir’in sahneye koyduğu, «Susuz Yaz» ın provaları bütün harareti ile devam ediyordu. Çünkü, pek yakında temsillere başlanacaktı.

Geçenlerde bu provalardan birinde, filmdeki 'Bahar' rolünü oynayan Hülya Koçyiğit, oyunda «Bahar» rolüne çıkacak olan Tijen’i başarı dilemek için ziyaret etti.





İki sanatçının tiyatroda karşılaşmaları ilgi çekici oldu. Tijen sahnenin ortasında, Sami Ayanoğlu, Türker Tekin ve Burçin Oraloğlu ile yere oturmuş,. içinde çorba olmayan tası kaşıklamakla meşguldü. Hülya sofra başı sahnesini sahnenin yanından merakla izledi. Sahnedekiler onu görmemişti.

- «Sofranızda bana da yer var mı?» dediği zaman hepsi dönüp ona baktı. Yerinden fırlayan Tijen Par: «Aaa! Hülya gelmiş» diyerek, apar - topar Hülya Koçyiğit'i. elinden tuttuğu gibi sahneye çıkardı. İki sanatçının birbirlerine candan davranışları görülecek şeydi. Sarılıp öpüştüler. Hülya:





- «Sana başarılar dilerim Tijen'cim! Biliyorsun 'Susuz Yaz' benim ilk filmimdi. Bana uğurlu geldi. Oyunu da senin için uğurlu olsun» deyince, Tijen bu iyi dilekler karşısında teşekkür edip onu da sofra başına oturttu.

Hülya, Türker Tekin'i, Burçin Oraloğlu'nu tanımıyormuş. Tijen tanıştırdı. Tijen hep: «Ne iyi ettin de geldin Hülya'cım,» diyordu.

Sonra kavga sahnesine geçtiler. Bir su arkı başında geçen suyun kavgasını, gerçek bir kavga gibi oynadılar. Baltalar çekildi, silahlar patlamaya hazır bekledi. Hülya'ya: «Sen bunları beş yıl önce, Urla kazasının Bademler köyünde kameranın karşısında oynadın, o havayı yaşadın, prova seninle daha da renklenecek» deyip kavga sahnelerine onu da kattılar.



İyi bir tesadüf oldu. Eserin yazan Necati Cumalı da tam o sırada çıkageldi. O da Hülya'yı görünce önce şaşırdı, sonra sevindi:

- «Hayret, sizi sahnede görmek, bizim için mutluluk,» dedi. Vakit bir hayli ilerlemişti. Hülya’yı setten bekliyorlardı. Hepsine başarılar dileyen Hülya, Şehir Tiyatrosu Fatih Bölümünden ayrıldı. Onun tiyatroyu ziyareti oyunculara canlılık, neşe, bambaşka bir hava getirmişti...

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1968 TARİHLİ 7. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.