Ayhan Işık ve Sadri Alışık Kilyos’ta




Ayhan Işık ve Sadri Alışık aileleri, soyadlarının benzerliğine uygun olarak, adeta iç içe bir bayat yaşarlar. Aralarından su sızmaz. Her yerde beraberdirler. Film çalışmaları olmadığı günleri, geceleri bir arada geçirirler, gece kulüplerini beraber dolaşırlar, sinemaya, tiyatroya bile hep beraber giderler. Gelişigüzel saatlerde Ayhan Işık’ın evine bir uğrayın, mutlaka Alışıklara rastlarsınız. Ya sofra başındadırlar, ya da karşılıklı oturmuş sohbet ediyorlardır. Bir başka gün ise aynı sahne ile Alışıklarda karşılaşırsınız.






Bu seneye kadar. Alışık ve Işık aileleri, yalnız yaz mevsiminde bir ay birbirlerinden ayrılırlardı. Ayhan Işık, yıllardan beri her yaz bir ay Kilyos’a dinlenmeye giderdi. Alışıklar ise, film çalışmalarından baş alamadıkları için, onlara katılmazlardı. Yılın her günü Ayhan Işık’ın «tabisiz bir hayat olmaz. İnsan mutlaka yılda bir ay dinlenmeli. Kendini serin suların koynuna atmalı» tarzındaki telkinleri Sadri Alışık’ı da etkilemiş olacak ki, bu yaz, geçen yıllardaki gibi hareket etmedi. İşi gücü bir kenara bırakıp, eşiyle, çocuğuyla iyi bir tatil geçirmeyi kafasına koydu. Geçen hafta, iki ahbap çavuşlar, yanlarında eşleri ve çocukları olduğu halde, Kilyos’un yolunu tuttular. İki plaj evi tutup, evlerini bir aylığına buraya taşıdılar.






Ayhan Işık ve Sadri Alışık ailelerinin tatillerini nasıl geçirdiklerini görmek için Kilyos’a gittiğimiz zaman, iki ailenin bütün fertlerinin güneşten tunçlaşmış olduklarını gördük. Yüzlerine renk gelmişti. Etrafa neşe saçıyorlardı. Tatil, hepsine fazlasıyla yaramıştı.

Hepsi, tam bir tatil hayatı yaşıyordu… Sabahleyin hafif bir kahvaltı, sonra deniz… Öğle yemeğinden sonra, şöyle, hafif bir uyku, yine deniz, akşam yemeği, aile arasında oynanan oyunlar ve nihayet yatma faslı. Bu tatilden bilhassa Ayhan Işık’ın eşi Gülşen Işık ve Sadri Alışık’ın eşi Çolpan İlhan pek memnundu. Öyle ya, ne ev işi var, ne de toplantı ve ziyafet derdi.






Ayhan Işık ve Sadri Alışık’a gelince.. İkisinin de yüzünden ne kadar memnun olduklarını anlamak mümkün.. Hele Sadri Alışık, her fırsatta, »Oh, dünya varmış.. Hayat ne kadar güzelmiş meğer.. Ne iş var, ne güç.. Ne film, ne senaryo.. Meğer ben ne kadar aptalmışım.. Yıllarımı boşuna harcamışım.. Ama bundan sonra her yıl hiç değilse bir ay dinleneceğim» diyor, sonra da ilave ediyordu: «Allah, Ayhan Işık’tan razı olsun. Eğer o olmasaydı, bu güzel nimetten faydalanamayacaktım.»

Sadri Alışık böyle konuştukça, «tatil yapmada» ondan daha kıdemli olan Ayhan Işık şöyle diyordu:






– «Çalışan, hele bizim gibi çalışan, gecesi gündüzü olmayan insanlar için tatil şart. İnsanın bir kere vücudu dinleniyor. İş düşünüp, kafasını yormuyor. Nihayet, çocuklarıyla, karisiyle, bir ay boyunca, dilediği gibi yaşıyor… Hele bu sonuncusu, insanın mutlaka tatil yapmasını şart koşuyor. Öyle ya,, biz filim artistleri, evimizden, çotuğumuzdan çocuğumuzdan çok, kendimizi seyirciye adamışız. Onlara bir şeyler verebilmek, tatlı dakikalar geçirtebilmek için de, gece demeden, gündüz demeden çalışıyoruz.»






Alışık ve Işıkların çocuklarına gelince… Bilmem onların ne kadar mesut olduklarını, hayatlarından memnun olduklarını anlatmaya lüzum var mı? Şu bir ay içinde dünya sanki Ayhan Işık’ın 5 yaşındaki kızı Serap’la, Sadri Alışık’ın 7 yaşındaki oğlu Kerem’in oluvermiş… Birbirleriyle gayet iyi anlaşan, kavga, gürültü nedir bilmeyen bu iki afacan, sabahın köründe yataklarından fırlıyorlar, geceleri ise, geç vakit, o da zor zahmet yatağa giriyorlar.. Bütün bir gün boyunca yaptıkları tek şey yüzmek, kumda yuvarlanmak.






Hatta yemeği bile pek düşünmüyorlar.. İki artistin eşinin bu bir aylık tatilde en çok sıkıldıkları şey de, çocuklarının bu oyun merakı. Çolpan İlhan: «Bizimkilere yemek yedirmek bir alem, geceleri yatırmak ise, başka bir alem,» diyor.. Gülşen Işık, biraz da müsamahakar: «Bakma onlara Çolpan,» diyor.. «Nihayet, ikisi de çocuk. Yılda bir ay bu şekilde davranmalarını çok görme. Hem kabahat onlarda değil ki. Bizim koca bebeklerde.. Onları azdıran hep bizimkiler.. Çocuklarla kumların üzerinde top kovalarlarsa, denizde alt alta, üst üste didişirlerse, birdirbir oynarlarsa, Kerem ile Serap’tan başka ne beklersin.»






Ayhan Işık ve Sadri Alışık ailelerinin gelmesi, Karadeniz’in bu şirin tatil köyünü adamakıllı şenlendirmiş. Ünlü iki sinema oyuncusunun aralarında olması, Kilyoslulara tarifsiz bir zevk vermiş.

Beyazperdemizin bu iki ünlü oyuncusunun aileleriyle beraber, tatillerini nasıl geçirdiklerini görmüştük.. Kilyos’a gelirken, akşama kadar burada kalmayı düşünüyorduk. Fakat, Alışık ve Işık ailelerini tatillerinde daha fazla rahatsız etmemek için, onların yanından erken kalktık… Biz giderken Işık ve Alışık aileleri ellerinde havlular, toplar Karadeniz’in dalgalı sularına doğru ilerliyorlardı.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1967 TARİHLİ 31. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.