Her Şey Jean Seberg İçin




Purosundan bir nefes çektikten sonra yanındakilere döndü: «Bayan Seberg nerede? Yatak sahnesini birazdan çevirmeye başlayacağız. Şayet gelmişse söyleyin, hemen hazırlansın…»

Çağdaş Fransız edebiyatının ünlü simalarından romancı Romain Gary’nin bu sözleri stüdyoda onunla beraber çalışan teknisyenleri hayli şaşırtmıştı. Romancının «Bayan Seberg» dediği, sekiz yıllık eşi Jean Seberg idi. Ayrı yaşamadıklarına, boşanmaya karar vermediklerine göre de evden sabahleyin beraber çıkmış olmaları gerekmez miydi?… İşin içinde bir bit yeniği vardı ama, bu neydi acaba? İlk defa bir filmin rejisörlüğünü yapmakta olan Romain Gary işine öylesine dalmıştı ki hiç kimse, bu sorunun cevabım almak için ona bir şeyler sormaya cesaret edemedi. Biraz sonra Jean Seberg, telaş içinde sete geldi. Önce rejisörden yani kocasından özür diledi. Sonra da makyaj odasına gidip çevireceği sahne için hazırlanmaya başladı.





O günkü çalışmaları izleyen bir gazeteci, sahnenin çekimi bittikten sonra ünlü karı - kocayı soyunma odalarında yakalayıp bu durum hakkında bilgi istedi... Çalışma saatleri süresince birbirleriyle gayet resmi konuşan karı - koca, yine eski samimî havalarına bürünmüşlerdi. Romain Gary, gülümseyerek karisiyle konuşuyor, Jean Seberg de ona laf yetiştirmeye çalışıyordu. Aralarında herhangi bir kırgınlık yoktu. Artık biri rejisör, biri artistti. Böyle davranmaları gerekirdi. Gary, rejisörlük yapmasının sebeplerini şöyle özetledi: «Yıllarca roman ve senaryo yazdım. Meydana getirdiğim eserlerin hepsi bana büyük kazanç sağladı. Fakat yazdığım senaryoların film haline getirilişinde daima büyük aksaklıklar gözüme çarpmaktaydı. Sonra karım Jean Seberg'e de rejisörlerin haksızlık ettiklerine kanaat getirmiştim.



İşte hem karımın hakkını korumak, onu layık olduğu şöhrete ulaştırmak, hem de eserlerinin berbat edilmesini önlemek için rejisörlükte şansımı denemeyi kararlaştırdım. Hiç heyecanlı değilim. Bu işin sonunda karlı çıkacağımızı umuyorum.» Romain Gary, filmin bazı sahnelerinde Jean Seberg'in kamera karşısına çıplak çıkması mecburiyeti karşısındaki düşünceleri sorulduğu zaman da: «Karımla ben çalışmaya başlayınca gerçek hüviyetimizi unutuyoruz. O benim nazarımda filmin baş artisti Bayan Seberg oluyor, ben de her sözü yerine getirilmesi gereken Bay Gary oluveriyorum...»





Fransız sinemasının yirmi sekiz yaşındaki dilberi Jean Seberg, kocasının yönetiminde film çevirmekten çok memnun. Yıllarca önce Amerika'da yaptığı film denemeleri başarısızlıkla sonuçlanınca genç kadın evine çekilmiş, pek seyrek film çevirir olmuştu. Kabiliyetine ve değişik tipine rağmen Jean Seberg'in bir türlü layık olduğu mevkie erişememesi hayranlarını da üzmekteydi. Şimdi ise Romcin Gary'nin yönettiği, «Birds In Peru» (Peru'daki Kuşlar) isimli filmdeki oyunuyla onu kötülemiş olanları mahcup edeceğine inanıyor...

«Peru'daki Kuşlar» in senaryosunu Romain Gary yazmış... Yıllarca önce diplomat olarak Peru'da çalışırken bu hikayenin ana hatlarını hazırladığım belirten romancı, filmi başarı sağladığı takdirde senaryoyu roman şekline sokacak.



Jean Seberg - Romain Gary çifti, bundan sekiz yıl önce evlenmişlerdi. Genç yıldız ile gençlik yıllarını geride bırakmış olan romancının evliliği çeşitli dedikodulara yol açmış ve hemen herkes çok geçmeden iki tarafın da boşanacaklarını sanmıştı. Fakat tahminlerin aksine karı - koca çok iyi anlaşıp örnek bir yuva kurmayı başardılar. Romain Gary, evliliğinden söz ederken, «Ben sekiz yıldır bir kere bile karıma gücenmedim. Jean beni üzmemek, kızdırmamak için elinden geldiği kadar gayret gösterdi. Ben de karımı hiç bir şekilde üzmediğimden eminim. Bundan sonra da evlilik hayatımızın aynı mutlu hava içinde devam edeceği muhakkak. Hele karımın mesleğini de benimseyip onunla beraber çalışmaya başladıktan sonra mutluluğumuz daha da artacak.»

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1967 TARİHLİ 50. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.