Gülgün Erdem Sevindi

İrili ufaklı herkes şikayet eder de Gülgün Erdem ‘sus – pus’ oturur mu? O da:

– İllallah bu bonolardan» diyor. «Tam 12 bin liralık alacağım var filmcilerden. Benim etim ne, budum ne. Ama artık kesin kararımı verdim…»

Figüranlıkla işe başlayan ve ‘ikinci kız’lık yolunda oldukça yavaş adımlarla ilerleyen Gülgün Erdem’in kararı da şuymuş:





- «Bundan sonra öyle her önüme sürülen bonoyu kabul etmeyeceğim. 5000 liralık bono yerine 2000 versinler ama peşin versinler... Mahkeme kapılarında, tefeci yazıhanelerinde sürünmeye paydos... Prodüktörler Cemiyetinin son kararını biliyorsunuz. Gelişigüzel bono alışverişini ortadan kaldıracaklarmış. Allah onlardan razı olsun!»

Gülgün Erdem'in derdi, düşüncesi bu! Bir yapımcı onu bir yıllık mukavele ile bağlamış. Bir yılda 6 film çevirip şu kadar para alacakmış. O yapımcı sadece 2 filmi için Gülgün'e 'Gel...' demiş, onların da parasını vermemiş. Bir diğeri 'Ne parası be kızım. Gel, filmimde oyna. Film bitsin, ben göreyim, o zaman gönlümden ne koparsa veririm. Mürüvvete endaze olmaz!» demeye kadar vardırmış işi.





- «Allahtan mankenliğim var...» der demez şaşırıyoruz.

- «Yani doğuştan mı?» diyoruz. Gülümsüyor:

- «Yok canım... Hani Allaha şükür mankenlik yapıyorum da üç - beş kuruş kazanıyorum. Yoksa bu bonolarla vallahi de, tallahi de aç kalırım.» diyor. Mankenlikten aylık kazancı (hani kendisinin üç beş kuruş dediği) ortalama 2 000 lira kadarmış. Gider ayak bilhassa genç artistlerin uykularını kaçıran bir uzva, buruna temas ediyoruz. Antalya Film Festivalinden bu yana her karşılamamızda bize «Burun ameliyatı olacağım,» diyen fakat aylardan beri ucu hafifçe aşağıya eğik burnunu bir cerrahın hazık ellerine terk edemeyen Gülgün Erdem ameliyat kararını değiştirmiş.

- «Yerli sinemada herkesin burnu havada, bari bir bizimki aşağıda olsun,» diyor.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1968 TARİHLİ 8. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.