Öztürk Serengil’in Dönüşü




Çevremizin Texas’taki eli tabancalı, gözü kanlı haydutların dolaştığı kasabalardan pek fark» yoktu. Girişinde tahta tabela üzerinde tüyler ürpertici cümleler duruyordu.

«Altın Vadi Kasabası. Yolcu, niyetin kötü ise, son yolculuğa buradan çıkacaksın. Uğurlar olsun. Nüfusu 216. Ölü sayısı 1216.»

Yollarda, atlarının üzerinde suratsız adamlar silah atıyorlar. Gülüyorlar, viski içiyorlardı. Acayip bir kaynaşma göze çarpıyordu, üzerinde «Sheriff» yazılı binanın ilan tahtası üzerinde, bir haydudun kara kalemle çizilmiş resmi ve altında şu ibare vardı:






«Aranıyor, yakalayana 100 dolar – lira». Ancak resmin sahibi, yabancımız değil. Bir zamanlar «yeşşe» larıyla, davranışlarıyla, uçları aşağı sarkık, ince bıyıkları ile, yediden yetmişe kadar herkesi meşgul eden Öztürk Serengil’den başkası değildi.

Birden: «Geliyor! Korkusuz Red Kid Ahmet geliyor!» sesleri arasında, herkesin akın ettiği tarafa doğru biz de yürüyoruz. Eli ve beli tabancalı, eşek sırtında ‘Red Kid Ahmet’ yani Öztürk Serengil kalabalığın arasından çıkıyor.

Sarıyer’deki Abrahampaşa Çiftliğindeyiz. Öztürk Serengil, iki yıllık bir ayrılıktan sonra, «Çifte Tabancalı Damat» adını taşıyan kovboy özentisi bir film ile tekrar sinemaya dönüyor.






Bir Texas kasabası haline getirilmeye çalışılmış olan bu yerde her şeyi ile tipik bir kovboy olmuş Öztürk ile konuşuyoruz: «Tekrar döndük işte» diyerek söze başlıyor. Bu üç kelimelik cümleyi söylerken, sesi ve yüzünün ifadesi, önce mahzun, sonra tuttuğunu koparmaya azimli bir insanın halini alıyor: «Ben de bir zamanlar Ayhan Işık’ın yaptığı gibi ikinci defa zirveye gelmek amacındayım,» diyor. «Yeniden, yeni bir Öztürk ile seyircimi kazanacağıma ve kendimi sevdireceğime inanıyorum. İki yıllık bir ayrılıktan sonra sinemaya dönme kararını vermek, ne yalan söyleyeyim, pek kolay olmadı. Bu zaman zarfında showmanlik yaptım. Anadolu’da turnelere çıktım. Türlü acılar ve meşakkatler çektim. Dostumu, düşmanımı iyice öğrendim.»






Konuşurken Öztürk Serengil’in gözleri doluyordu. Uzaklara bakmaya çalışarak tekrar devam etti: «Türk sinemasında bir milyondan fazla para kaybettim. Ayrıca sinemadan ayrılırken 184 bin lira borcum vardı. Şimdi kimseye metelik borcum kalmadı. Üstelik yüksek bir morale sahibim, bunu da eşime borçluyum. En kötü günlerimde bir dakika yanımdan ayrılmadı. Bu kere sinemaya birkaç komik kelimeyi basamak yaparak değil. Zirveye çıkmış bir Öztürk olarak da değil. Yeni, köklü bir komedyen olarak geldiğimi ilan etmek istiyorum. Ama perdede konuşmak daha iyi olacak. Yeni Öztürk Serengil’i seyircilerim orada görecekler. Hatalarımı anladım. Borçlarımı ödedim. Dostlarımı tanıdım. Saadetimi kazandım» diyordu.






Bu sırada reji asistanı, çekilecek ‘yakalanma’ sahnesi için, Öztürk Serengil’i çağırdı. Şimdi tekrar kameranın karşısındaki Öztürk’ü seyrediyoruz. O, içten duyarak oynuyor. Bu filmde yanından hiç ayrılmayan Frank Fuat (Münir Özkul) ile türlü komiklikler yapıyorlar. Artistler bile, oynarken gülmemek için kendilerini zor tutuyor.

Rejisör Nuri Ergün, hayli kalabalık bir oyuncu kadrosu olan bu filmde, artistleri idare edebilmek için yüksekçe bir duvarın üzerine çıkmıştı. Durmadan bağırıyordu: «Gülmeyelim beyler, oyun oynamıyoruz. Bütün gözler Öztürk Bey’de olacak.»

Biraz önce, üzüntülerini, gerçek olmayan dostlarını sinemada kaybettiklerini yana yakıla ağlamaklı bir ifade ile anlatan Öztürk şimdi gülüyor, etrafı kahkahadan kırıp geçiriyordu. Böylece de, gerçek bir komedyen olduğunu bir kere daha ispat ediyordu.






Bir süre önce sinemadan kopan, geçimini temin edebilmek için sinema çevresi dışında iş arayan Öztürk, iki yıl sonra, tekrar beyazperdeye dönmüştü. Ama, biraz daha akıllanmış, biraz daha uslanmış olarak. Setten ayrılırken, kafamızda hep onun az önce söylediği sözler vardı.

– «Hatalarımı anladım. Dostlarımı tanıdım. Saadetimi kazandım. Tekrar sinema perdesine selamımı çaktım.»

İşte bu birkaç cümlecik, sinemaya dönüş yapan filinta kovboyun, sinemadaki geçmişini özetliyordu.

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1967 TARİHLİ 32. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.