Yeni Gözde Joanna Pettet




Türkiye’deki durumu bilmiyorum son günlerde Amerika’da Ursula Andress‘in lafı edilmez oldu. Filmciler, Joanna Pettet’i, Ursula’dan kat kat üstün buluyorlar. Yakın bir gelecekte, İsviçreli yıldızın yerini, Kanadalı Joanna’nın alacağından da herkes emin…

Hollywood’un genç şöhret adaylarını araştırırken, ben de Joanna Pettet ile tanıştım.. Ursula Andress’e şaşılacak derecede benzeyen bu zarif genç kız, filmlerinde alabildiğine soyunuyor ve ileride bir seks kraliçesi olmaya hazırlanıyor. Ama kameradan uzaklaşınca da dünyanın en sıkılgan, en mahcup kadını oluveriyor..






Joanna’nın en korktuğu şey savaş… 1944’te Londra’da dünyaya gelen genç yıldız adayının ilk çocukluk günlerinden hatırında kalan en büyük acı hatıra, canavar düdükleri olmuş.. Babası da İkinci Dünya Savaşı’nda öldüğü için, baba sevgisine hasret kalan Joanna, annesiyle beraber Kanada’ya yerleşmiş. Bayan Pettet, birkaç kere evlenme fırsatını elde etmiş ama, kızının aşırı derecede duygulu bir insan olması, anneyi bu kararından vaz geçirmiş.. Joanna: «Eğer annem bir başkasıyla evlenseydi, herhalde onunla bir çatı altında oturamazdım» diyor. «Babamın yüzünü hiç görmedim ama, gene de onun hatırasına sadık kalınmasını isterim..»






Joanna Pettet’e: «Sizi, Ursula Andress’e çok benzetiyorlar. Yakında da, onun şöhretini tehlikeye düşüreceğinizi söylüyorlar. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?» dedim.

– «Miss Ursula’yı, David Niven ile beraber ‘Casino Royal’ filmini çevirirken tanıdım. Çok iyi bir insan. Mesleğine de çok düşkün. Ona rakip olmayı aklıma getirmemiştim. Fakat bunu benim yerime demek başkaları düşünmüş.. Ama, benim kimsenin yerinde, şöhretinde gözüm yok.»



Joanna Pettet’in, ‘Casino Royale’ filminde, tarihin ünlü casus – dansözü Mata Hari’yi canlandırması, filmcilerin, birdenbire onunla ilgilenmelerini sağlamış.. Onaltı yaşında Kanada’dan New York’a gelip bir tiyatro okuluna yazılan Joanna, daha sonra, Broadway’de «Take Her, She’s Mine» (Alın Onu, Benimdir) isimli piyeste baş rolü oynayıp, dikkati çekmiş. Daha sonra «Poor Richard» (Zavallı Richard) piyesinde de önemli bir rolde oynamış. Hollywood’ da fırtınalar yaratan: «The Group» (Grup) isimli filmdeki başarısı da Joanna’nın şöhretini arttırmasına yardımcı olmuş. Baş rollerini Peter O’toole, Ömer Şerif ve Tom Courtney’in oynadıkları «The Night of the Generals» (Generallerin Gecesi)nde de Joanna, bir Nazi generalinin kızı rolünde büyük başarı sağlamış…






Hollywood‘un en yeni seks kraliçesi adaylarından biri olan bu zarif genç kız, evlilikte mutluluğa kavuşmak için, eşlerin karşılıklı fedakarlıkta bulunmalarının şart olduğunu belirtiyor. Gene Joanna’ya göre, sevişen bir karı – kocanın, mesleki sebepler yüzünden, ayrılmalarına imkan yokmuş..» Başka sebeplerden ayrılmaya karar verenler, bunu bahane ediyorlar» diyor..



Joanna şimdilik Hollywood bekarlarının hiç biriyle ilgili değil. Ancak, şöhretin zirvesine ulaştıktan sonra, eğlencesine vakit ayırabileceğini söylüyor. Şimdilik New York’ta mütevazı bir apartman dairesinde, annesiyle oturuyor. Film çalışmaları olmadığı zamanlar en büyük eğlencesi tiyatroya gitmek. Sinemada onu parlak bir geleceğin beklediğini bildiği halde, tiyatro hevesinden vazgeçemiyor. İlerde de, sinemadan çok tiyatroya önem vermek niyetinde olduğunu gizlemiyor..

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1967 TARİHLİ 33. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.