Sidney Poitier’in Başarısı

COLUMBIA Film Şirketinin yönetim kurulu üyeleri, yıl sonu dolayısıyla olağanüstü toplantıya çağrılmıştı… 1967 yılı içinde çevrilip piyasaya çıkarılmış olan filmlerin kazanç durumu üzerinde müzakereler yapılacaktı… Yönetim kurulu üyeleri, kendilerine dağıtılan hesap pusulalarına şöyle bir göz attıkları zaman şaşkınlıktan ne diyeceklerini bilemediler… Yılın en çok hasılat getiren filmi «To Sir With Love» (Sevgili Hocamız) idi. Şirkete altı yüz bin dolara mal olan bu film yılın son aylarında piyasaya çıkarılmış ve kısa bir süre içinde beş milyon dolar kar getirmişti…





Bu filmdeki çalışmalarına karşılık belirli bir ücret aldıktan başka karın da bir kısmına ortak olan genç aktör kısa bir zaman içinde Hollywood'un zengin şöhretleri arasına girmişti... Sinema tarihinde ilk defa bir zenci aktör, beyaz meslektaşları arasından böylesine sivrilip şöhret sahibi oluyordu...

Sidney Poitier, filmlerinin bütün dünyada ilgi görmesinden memnun olduğunu gizlemiyor. Kırk yaşındaki aktör, geçenlerde tertiplediği bir basın toplantısında: «Şöhretimi sadece kendime borçlu olduğum için de ayrıca büyük bir sevinç duyuyorum,» dedi. «Ben kendi kendini yetiştirmiş bir adamım. Okula ancak iki yıl gidebildim. Ne öğrendimse, gazetelerden ve radyodan öğrendim... İnsan kendi kendini yetiştirirse, öğrendiklerini kolay kolay unutmuyor...»





«Lilies of the Field» (Tarladaki Zambaklar) filmiyle iki yıl önce Oscar Armağanı kazanmış olan Sidney Poitier için artık istikbal endişesi diye bir şey yok... Her geçen gün serveti biraz daha artıyor. Film şirketleriyle anlaşma yaparken de beyaz insanlar arasında kalmış bir zenci olmanın verdiği ezikliği asla duymuyor. Bilakis, kendini zaman zaman onlardan üstün hissediyor.

Sidney Poitier, film çevirmeye başladığı zaman film başına ancak yedi bin beş yüz dolar alabiliyordu... Bugün ise her film şirketi Sidney Poitier'e film başına yedi yüz elli bin dolar ödemeye çoktan razı... Aktör, ayrıca çevirdiği filmlerin hasılatına da ortak oluyor.





Fakir bir domates yetiştiricisinin oğlu olan Sidney Poitier'e sorarsanız, paranın fazla önemi yok. Sadece hayatta her istediğini yapabileceğini düşünmek, zencilerin hor görüldükleri bir ülkede başarı elde etmek istiyor. Ünlü aktör bu arada yıllardan beri zihnini kurcalayan bir projeyi de gerçekleştirmek için harekete geçti... Sidney Poitier, şimdiye kadar çevirdiği filmlerde hep beyazların dünyasına karışan bir zenci olarak seyircinin karşısına çıkmıştı. Fakat bu filmler hiç bir zaman doğrudan doğruya zencileri ilgilendiren filmler olmamıştı.



Bu defa iki zenci arasında geçen bir aşk hikayesini canlandırmak için teşebbüse geçti. Rejisör Daniel Mann'ın yönettiği «Love of Ivy» de bir aşk hikayesi tatlı bir dille anlatılıyor. Sidney Poitier, «Bu filmi genç kızlık çağına erişmiş olan çocuklarım için çeviriyorum,» demektedir. «Günün birinde onlar da aşık olacaklar, çeşitli problemlerle karşılaşacaklar... Sevecekler, sevilecekler... Benim çocuklarım gibi yüz binlerce zenci genci aynı problemlerle karşılaşabilir... Irkdaşlarımın zevkle seyredecekleri bir eserde baş rolü oynamak bana ayrıca büyük zevk veriyor...»

ALINTI: SES DERGİSİ’NİN 1968 TARİHLİ 9. SAYISI



Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.